Kaldıraçlı Satın Alma Nedir?
İngilizce: Leveraged Buyout
Yayın: · Son güncelleme:
Kaldıraçlı Satın Alma Nedir? Kısaca
Kaldıraçlı satın alma (LBO), bir şirketin satın alma bedelinin büyük kısmının borçla finanse edildiği ve bu borcun genellikle satın alınan şirketin nakit akışlarıyla geri ödendiği bir satın alma yöntemidir. Getiri potansiyeli kadar riski de yüksektir.

Kaldıraçlı satın alma (İngilizcesiyle leveraged buyout, kısaca LBO), bir şirketi satın alırken bedelin küçük bir kısmını özkaynakla, büyük kısmını ise borçla ödemektir. Bu yöntemi en çok özel sermaye (private equity) fonları kullanır.
Kaldıraçlı satın alma nedir?
LBO'da satın alan taraf genellikle yeni bir şirket kurar, bu şirket banka kredisi ya da tahvil yoluyla borçlanır ve hedef şirketi satın alır. Borç, çoğu zaman satın alınan şirketin varlıkları teminat gösterilerek alınır ve onun ürettiği nakitle ödenir. Satın alan taraf, birkaç yıl içinde şirketi verimli hâle getirip satmayı ya da halka arz etmeyi hedefler.
Nasıl işler? (Örnek)
Varsayımsal bir şirket 100 milyon TL'ye alınsın: 30 milyon TL özkaynak, 70 milyon TL borç. Birkaç yıl içinde borcun bir kısmı ödenir ve şirket 130 milyon TL'ye satılırsa, özkaynak sahibinin kazancı oransal olarak şirket değerindeki artıştan çok daha büyük olur. Kaldıraç oranı yüksek olduğu için tersi de geçerlidir: Şirket değeri düşerse özkaynak hızla erir.
Riskleri nelerdir?
- Yüksek faiz yükü: Satış düşerse ya da faizler yükselirse şirket borcunu ödemekte zorlanabilir.
- İflas riski: Aşırı borçlanmış şirketler ekonomik dalgalanmalara karşı kırılgandır.
- Kısa vadeli bakış: Borç ödemek için yatırımlar ve çalışan harcamaları kısılabilir.
Kaldıraç, kazancı da kaybı da büyütür. LBO'lar bu nedenle deneyimli kurumların, ayrıntılı analizle yaptığı işlemlerdir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kaldıraçlı satın almayı kimler yapar?
Genellikle özel sermaye fonları, kurumsal yatırımcılar ve bazen şirketin kendi yöneticileri yapar. Yöneticilerin yaptığı türüne yönetim tarafından satın alma (MBO) denir.
LBO neden riskli kabul edilir?
Satın alınan şirkete büyük bir borç yüklenir. Nakit akışı beklenenden zayıf kalırsa faiz ve anapara ödenemeyebilir ve şirket iflasa kadar gidebilir.