İçeriğe geç
parazade

Laissez-faire Ne Demek?

Yayın: · Son güncelleme:

Laissez-faire Ne Demek? Kısaca

Laissez-faire, Fransızca "bırakınız yapsınlar" anlamına gelen ve devletin ekonomik faaliyetlere mümkün olduğunca az müdahale etmesi, piyasaların kendi işleyişine bırakılması gerektiğini savunan ekonomik ilkedir.

Laissez-faire nedir?
İçindekiler
  1. Laissez-faire ne demek?
  2. Tarihsel uygulama
  3. Günümüzdeki yeri

Laissez-faire (okunuşu yaklaşık "lese fer"), ekonomik liberalizmin en kısa sloganıdır. Türkçede genellikle "bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" ifadesiyle anılır. Fikrin özü, ekonomik kararların bireylere ve piyasaya bırakılmasıdır.

Laissez-faire ne demek?

İfade 18. yüzyıl Fransız iktisatçıları (fizyokratlar) arasında yaygınlaştı ve merkantilist dönemin yoğun devlet müdahalesine, tekel ayrıcalıklarına ve ticaret kısıtlamalarına bir tepkiydi. Klasik iktisatçılar da benzer bir anlayışla serbest ticareti ve serbest rekabeti savundu.

Laissez-faire yaklaşımına göre devletin görevleri şunlarla sınırlı olmalıdır:

  • Ülke savunması ve iç güvenlik
  • Mülkiyet haklarının korunması ve sözleşmelerin uygulanması
  • Adalet sisteminin işletilmesi

Fiyatlar, ücretler, üretim ve ticaret ise serbest piyasaya bırakılmalıdır.

Tarihsel uygulama

  1. yüzyılda özellikle İngiltere'de serbest ticaret politikaları bu anlayışla genişledi. Ancak aynı dönemde ağır çalışma koşulları, çocuk işçiliği ve büyük eşitsizlikler de gündeme geldi; zamanla iş güvenliği ve çalışma saatleriyle ilgili düzenlemeler getirildi. 1929'daki Büyük Buhran ise saf laissez-faire anlayışına olan güveni ciddi biçimde sarstı.

Günümüzdeki yeri

Bugün hiçbir gelişmiş ekonomi saf laissez-faire ilkesiyle yönetilmiyor. Rekabet hukuku, finansal düzenlemeler, çevre kuralları ve sosyal güvenlik sistemleri devletin piyasadaki rolünü sürdürüyor. Buna karşın kavram, düzenlemelerin aşırıya kaçtığını düşünenler için güçlü bir referans olmaya devam ediyor. Tartışma artık çoğunlukla "müdahale olsun mu" değil, "ne kadar ve hangi alanda" sorusu üzerinden yürüyor.

Sıkça Sorulan Sorular

Laissez-faire ile serbest piyasa aynı şey mi?

Laissez-faire, serbest piyasanın en uç biçimini savunan bir ilkedir. Serbest piyasa ekonomileri ise genellikle belirli ölçüde devlet düzenlemesini kabul eder.

Laissez-faire ilkesi neden eleştirilir?

Tekelleşme, eşitsizlik, çevre kirliliği ve finansal krizler gibi piyasa aksaklıklarını kendiliğinden çözemediği için eleştirilir. Eleştirmenler bu sorunlar için düzenleme gerektiğini savunur.

İlgili terimler

Liberalizm(Liberalism)Liberalizm, bireysel özgürlüğü, hukukun üstünlüğünü ve özel mülkiyeti temel alan siyasi ve ekonomik düşünce akımıdır. Ekonomik liberalizm, serbest piyasayı, serbest ticareti ve devletin ekonomiye müdahalesinin sınırlı tutulmasını savunur.Serbest Piyasa Ekonomisi(Free Market Economy)Serbest piyasa ekonomisi, üretim ve tüketim kararlarının büyük ölçüde bireyler ve özel firmalar tarafından verildiği, fiyatların arz ve talep etkileşimiyle belirlendiği ve devlet müdahalesinin sınırlı tutulduğu ekonomik sistemdir.Görünmez El(Invisible Hand)Görünmez el, Adam Smith'in kullandığı ve piyasada kendi çıkarını gözeten bireylerin, rekabet ve fiyat mekanizması sayesinde farkında olmadan toplumun genel çıkarına da hizmet ettiğini anlatan benzetmedir.Klasik İktisat(Classical Economics)Klasik iktisat, 18. yüzyılın sonu ile 19. yüzyılın ortası arasında Adam Smith, David Ricardo, Thomas Malthus ve John Stuart Mill gibi düşünürlerce geliştirilen, serbest piyasanın kendi kendini düzenleyebildiğini savunan iktisat okuludur.Merkantilizm(Mercantilism)Merkantilizm, 16-18. yüzyıllarda Avrupa'da yaygın olan ve bir ülkenin zenginliğini elindeki altın-gümüş stokuyla ölçen, bu yüzden ihracatı teşvik edip ithalatı kısıtlamayı ve güçlü devlet müdahalesini savunan iktisadi düşüncedir.Tekel(Monopoly)Tekel (monopol), bir mal veya hizmetin piyasada tek bir satıcı tarafından sunulduğu ve yakın ikamesinin bulunmadığı piyasa yapısıdır. Tekelci firma fiyat üzerinde güçlü bir kontrole sahiptir ve rakiplerin girişi çeşitli engellerle zorlaşır.Büyük Buhran(Great Depression)Büyük Buhran, 1929'da ABD borsasının çöküşüyle başlayan ve 1930'lar boyunca dünya ekonomisini etkileyen, modern tarihin en derin ve uzun ekonomik bunalımıdır. Üretimde sert düşüş, kitlesel işsizlik, banka iflasları ve deflasyonla öne çıkar.Ekonomi(Economics)Ekonomi (iktisat), sınırlı kaynakların sınırsız ihtiyaçları karşılamak için nasıl üretildiğini, dağıtıldığını ve tüketildiğini inceleyen sosyal bilimdir. Aynı kelime bir ülkenin üretim, ticaret ve gelir düzenini anlatmak için de kullanılır.