İçeriğe geç
parazade

Sıfır Güven Nedir?

İngilizce: Zero Trust

Yayın: · Son güncelleme:

Sıfır Güven Nedir? Kısaca

Sıfır güven (zero trust), ağın içinde ya da dışında olmasına bakmaksızın hiçbir kullanıcıya, cihaza veya uygulamaya varsayılan olarak güvenmeyen ve her erişim isteğini ayrıca doğrulayan güvenlik modelidir.

Sıfır Güven nedir?
İçindekiler
  1. Sıfır güven nedir?
  2. Temel ilkeleri nelerdir?
  3. Pratikte nasıl görünür?

Sıfır güven nedir?

Sıfır güven, "asla otomatik güvenme, her zaman doğrula" fikrine dayanır. Eski yaklaşımda şirket ağının içi güvenli, dışı tehlikeli kabul edilirdi. Ofise bağlanan biri çoğu sisteme rahatça ulaşabilirdi.

Uzaktan çalışma ve bulut hizmetleri bu sınırı belirsizleştirdi. Sıfır güven modelinde ofis ağında olmak tek başına ayrıcalık sağlamaz; her istek kimlik, cihaz durumu ve bağlam açısından değerlendirilir.

Temel ilkeleri nelerdir?

Model üç ana fikir üzerine kurulur:

  • Sürekli doğrulama: Her erişimde kullanıcı kimliği ve cihazın güvenlik durumu kontrol edilir.
  • En az yetki: Kişi yalnızca işi için gereken kaynaklara erişir.
  • İhlali varsaymak: Saldırganın zaten içeride olabileceği düşünülerek sistemler parçalara ayrılır.

Bu ilkeler en az yetki ilkesi ve ağ segmentasyonu gibi yerleşik yöntemleri bir çatı altında toplar.

Pratikte nasıl görünür?

Bir muhasebe çalışanı evden finans uygulamasına bağlanmak istesin. Sistem önce çok faktörlü kimlik doğrulama ister, ardından bilgisayarın güncel ve şirkete kayıtlı olup olmadığına bakar. Çalışan finans uygulamasına girebilir, ama insan kaynakları sistemini göremez.

Sıfır güven tek bir ürün değil, zamanla uygulanan bir yaklaşımdır. Kurumlar genellikle önce kimlik doğrulamayı güçlendirerek başlar, ardından erişim yetkilerini daraltıp kritik sistemleri ayırır.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıfır güven bir yazılım mı?

Hayır, bir güvenlik yaklaşımıdır. Kimlik yönetimi, çok faktörlü doğrulama ve ağ segmentasyonu gibi birçok araç bu yaklaşımı uygulamak için birlikte kullanılır.

Sıfır güven çalışanlara güvenilmediği anlamına mı gelir?

Hayır. Model kişilere değil, erişim isteklerine odaklanır; amaç, çalınmış bir hesabın ya da virüslü bir cihazın tüm sistemlere ulaşmasını engellemektir.

İlgili terimler

En Az Yetki İlkesi(Principle of Least Privilege)En az yetki ilkesi, her kullanıcıya, uygulamaya ve sisteme yalnızca görevini yerine getirmesi için gereken en düşük erişim yetkisinin, gerektiği süre boyunca verilmesini öngören temel güvenlik ilkesidir.Ağ Segmentasyonu(Network Segmentation)Ağ segmentasyonu, bir bilgisayar ağını birbirinden yalıtılmış küçük bölümlere ayırarak trafiği kontrol altına alan ve bir bölümde yaşanan saldırının diğer bölümlere yayılmasını zorlaştıran güvenlik yöntemidir.Kimlik ve Erişim Yönetimi(Identity and Access Management)Kimlik ve erişim yönetimi (IAM), bir kurumda kullanıcı hesaplarının oluşturulmasını, kimlik doğrulamayı, yetkilerin atanmasını ve gözden geçirilmesini tek bir çerçevede yöneten politika, süreç ve teknolojilerin bütünüdür.Derinlemesine Savunma(Defense in Depth)Derinlemesine savunma, tek bir güvenlik önlemine güvenmek yerine fiziksel, teknik ve idari önlemlerden oluşan birden fazla katmanı üst üste kullanarak bir katman aşılsa bile diğerlerinin korumasını sağlayan güvenlik stratejisidir.Uzaktan Çalışma(Remote Work)Uzaktan çalışma, işçinin işverenin oluşturduğu iş organizasyonu kapsamında iş görme edimini evinden ya da teknolojik iletişim araçlarıyla işyeri dışından yerine getirdiği, yazılı olarak kurulan iş ilişkisidir.Muhasebe(Accounting)Muhasebe, bir işletmenin para ile ölçülebilen ticari işlemlerini belgelere dayanarak kaydeden, sınıflandıran, özetleyen ve bilanço ile gelir tablosu gibi raporlar hâlinde ilgililere sunan bilgi sistemidir.Çok Faktörlü Kimlik Doğrulama(Multi-Factor Authentication)Çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA), bir hesaba girerken şifreye ek olarak telefon, doğrulama kodu ya da parmak izi gibi farklı türden en az bir kanıt daha isteyen ve hesap ele geçirmeyi zorlaştıran güvenlik yöntemidir.