İçeriğe geç
parazade
Yapay Zeka ile Kazanç

Yapay Zekânın Tarihçesi: 1950'lerden Sohbet Botlarına Kısa Bir Tarih

Yayın: · Son güncelleme:

· 8 dk okuma

Kısaca

Yapay zekâ terimi 1956'daki Dartmouth çalışmasıyla bir araştırma alanının adı oldu; fikrin kökleri ise Alan Turing'in 1950 tarihli makalesine ve daha önceki yapay nöron çalışmalarına uzanır. Alan, iyimserlik ve hayal kırıklığı dönemlerinden geçerek 2012'den sonra derin öğrenmeyle, 2022'de ChatGPT ile geniş kitlelere ulaştı.

Yapay Zekânın Tarihçesi: 1950'lerden Sohbet Botlarına Kısa Bir Tarih
Fotoğraf: StartupStockPhotos / Pixabay
İçindekiler
  1. Yapay zekâ ne zaman çıktı?
  2. Zaman çizelgesi: önemli dönüm noktaları
  3. İlk iyimserlik dönemi: 1956-1974
  4. Yapay zekâ kışları neden yaşandı?
  5. Sessiz büyüme: 1990'lar ve 2000'ler
  6. Bu dönemde neden istatistik öne çıktı?
  7. Derin öğrenme ve büyük dil modelleri dönemi
  8. Yapay zekânın babası kimdir?
  9. Tarihten bugüne taşınabilecek ders ve sizin için ilk adım

Yapay zekâ, bir araştırma alanı olarak 1956 yazında ABD'deki Dartmouth Koleji'nde yapılan bir çalışmayla doğdu; "yapay zekâ" terimi de bu çalışmanın önerisinde kullanıldı. Fikrin kökleri ise Alan Turing'in 1950'de yayımladığı "Makineler düşünebilir mi?" sorusunu tartışan makaleye ve 1940'lardaki yapay nöron modellerine uzanır. Alan sonraki yetmiş yılda büyük iyimserlik ve derin hayal kırıklığı dönemlerinden geçti, 2012'den sonra derin öğrenmeyle hızlandı ve 2022'de ChatGPT ile geniş kitlelere ulaştı.

Aşağıda bu tarihi dönemlere ayırıp her dönemin öne çıkan isimlerini, fikirlerini ve neden sona erdiğini anlatıyoruz. Bir zaman çizelgesi tablosu, "yapay zekânın babası kimdir" sorusunun cevabı ve tarihten bugüne çıkarılabilecek dersler de var.

Yapay zekâ ne zaman çıktı?

Kabul gören başlangıç noktası 1956'dır. O yaz John McCarthy, Marvin Minsky, Nathaniel Rochester ve Claude Shannon'ın öncülüğünde Dartmouth'ta bir araya gelen araştırmacılar, öğrenmenin ve zekânın her yönünün bir makinede taklit edilebilecek kadar kesin tarif edilebileceği varsayımıyla çalışmaya başladı. Bir yıl önce yazılan çalışma önerisinde "artificial intelligence" ifadesi kullanılmıştı.

Ama fikir daha eskidir. 1943'te Warren McCulloch ve Walter Pitts, beyindeki sinir hücrelerini basit mantık birimleriyle modelleyen bir makale yayımladı; bu, bugünkü yapay sinir ağlarının atasıdır. 1950'de ise Alan Turing, makinelerin düşünüp düşünemeyeceği sorusunu ölçülebilir bir teste dönüştürmeyi önerdi. Bu öneri bugün Turing testi adıyla anılır.

Zaman çizelgesi: önemli dönüm noktaları

Aşağıdaki tablo, yapay zekânın kısa tarihini en çok anılan olaylar üzerinden özetliyor. Liste eksiksiz değildir; her dönemin birçok önemli çalışması tabloya sığmıyor.

Yıl Olay Neden önemli
1943 McCulloch ve Pitts'in yapay nöron modeli Sinir ağlarının matematiksel temeli
1950 Turing'in "Computing Machinery and Intelligence" makalesi Makine zekâsını ölçme fikri
1956 Dartmouth çalışması Yapay zekânın bir alan olarak doğuşu
1958 Rosenblatt'ın perceptron'u, McCarthy'nin Lisp dili Öğrenen ilk makinelerden biri ve alanın uzun süre kullandığı dil
1966 Weizenbaum'un ELIZA programı İlk bilinen sohbet programlarından biri
1970'lerin ortası Birinci yapay zekâ kışı Fon ve ilgide sert düşüş
1980'ler Uzman sistemlerin ticarileşmesi Yapay zekânın şirketlere girişi
1986 Geri yayılım yönteminin yaygınlaşması Çok katmanlı ağları eğitmenin yolu
1980'lerin sonu İkinci yapay zekâ kışı Uzman sistem pazarının çökmesi
1997 Deep Blue'nun Kasparov'u yenmesi Satrançta insanı geçen makine
2012 AlexNet'in ImageNet yarışmasındaki başarısı Derin öğrenme döneminin başlangıcı
2016 AlphaGo'nun Lee Sedol'ü yenmesi Go gibi çok karmaşık bir oyunda insanı geçmek
2017 Transformer mimarisini tanıtan makale Büyük dil modellerinin temeli
2022 ChatGPT'nin herkese açılması Yapay zekânın kitlesel kullanıma geçişi

İlk iyimserlik dönemi: 1956-1974

Dartmouth'tan sonraki yirmi yıl, büyük iyimserlik yıllarıydı. Allen Newell, Herbert Simon ve Cliff Shaw'un geliştirdiği Logic Theorist adlı program, matematiksel teoremleri kanıtlayabiliyordu. Frank Rosenblatt'ın 1958'de tanıttığı perceptron, basit görsel kalıpları örneklerden öğrenebilen bir makineydi ve dönemin basınında büyük heyecan yarattı.

1960'ların ortasında Joseph Weizenbaum'un MIT'de yazdığı ELIZA, bir psikoterapisti taklit ediyordu. Program, kullanıcının cümlelerini basit kurallarla soruya çeviriyordu: "Annemle sorun yaşıyorum" yazana "Bana ailenden bahset" diyebiliyordu. Weizenbaum, bazı kullanıcıların bu basit programa duygusal bağ kurmasından rahatsız olmuş ve sonraki yıllarda teknolojinin sınırları üzerine eleştirel yazılar kaleme almıştı.

Eski tip delikli kartlar ve büyük bilgisayar konsolu
İlk yapay zekâ programları, bugünkü bir telefondan çok daha zayıf bilgisayarlarda çalışıyordu. Fotoğraf: WikiImages / Pixabay

Dönemin araştırmacıları, insan düzeyinde makine zekâsının birkaç on yıl içinde mümkün olacağını öngörüyordu. Bu tahminler gerçekleşmedi. Bilgisayarlar yavaştı, bellek çok pahalıydı ve gerçek dünyadaki problemler laboratuvardaki oyuncak örneklerden çok daha karmaşık çıktı.

Yapay zekâ kışları neden yaşandı?

Yapay zekâ kışı, vaatlerle sonuçlar arasındaki fark büyüyünce fonların ve ilginin çekildiği dönemlere verilen addır. Birinci kış 1970'lerin ortasında başladı. 1969'da Minsky ve Papert'in yayımladığı "Perceptrons" kitabı, tek katmanlı ağların bazı basit problemleri bile çözemeyeceğini gösterdi ve sinir ağı araştırmalarına olan ilgiyi azalttı. 1973'te İngiltere'de hazırlanan Lighthill raporu da alanın büyük vaatlerini yerine getiremediğini öne sürdü; bunu kamu fonlarında kesintiler izledi.

1980'lerde alan, uzman sistemler sayesinde yeniden canlandı. Bu sistemler, belirli bir konudaki uzman bilgisini yüzlerce "eğer-ise" kuralına döküyordu ve bazı şirketler bunlarla gerçek tasarruf sağladı. Ancak kuralları yazmak ve güncel tutmak pahalıydı, sistemler beklenmedik durumlarda kolayca çuvallıyordu. 1980'lerin sonunda bu sistemlere ve onları çalıştıran özel donanımlara olan talep çöktü; ikinci kış başladı.

Aynı yıllarda sessiz bir gelişme de yaşanıyordu. 1986'da David Rumelhart, Geoffrey Hinton ve Ronald Williams'ın yayımladığı çalışma, geri yayılım yöntemini yaygınlaştırdı ve çok katmanlı sinir ağlarını eğitmenin pratik bir yolunu gösterdi. Bu fikrin meyvesini vermesi için yaklaşık yirmi beş yıl daha, yeterli veri ve donanım gerekecekti.

Sessiz büyüme: 1990'lar ve 2000'ler

1990'lar ve 2000'ler, yapay zekânın adını pek anmadan günlük ürünlere girdiği yıllardı. Araştırmacılar büyük vaatler yerine istatistiğe dayalı, ölçülebilir yöntemlere yöneldi. Spam filtreleri, arama motorlarının sıralama sistemleri, kredi kartı dolandırıcılığını yakalayan modeller ve öneri sistemleri bu dönemde yaygınlaştı.

1997'de IBM'in Deep Blue bilgisayarı, dünya satranç şampiyonu Garri Kasparov'u altı oyunluk bir maçta yendi. Deep Blue öğrenen bir sistem değildi; çok hızlı hesap yapan ve uzman bilgisiyle ayarlanmış bir arama programıydı. Yine de olay, makinelerin belirli bir zihinsel işte insanı geçebileceğini kamuoyuna gösteren bir dönüm noktası oldu. 2011'de IBM Watson'un ABD'deki bilgi yarışması Jeopardy'de şampiyonları yenmesi ve aynı yıl Apple'ın Siri'yi tanıtması, yapay zekâyı yeniden gündemin ortasına taşıdı.

Bu dönemde neden istatistik öne çıktı?

Çünkü internet, örnek veriyi bol ve ucuz hâle getirdi. Kural yazmak yerine binlerce örnekten olasılık hesaplamak, gerçek dünyadaki dağınık problemlerde daha iyi sonuç veriyordu. Bir e-postanın spam olup olmadığını yüz kuralla tarif etmek zordur; on binlerce işaretlenmiş e-postadan hangi kelimelerin spam ile birlikte geçtiğini saymak ise kolaydır.

Bu yaklaşım, bugünkü makine öğrenmesi anlayışının temelini oluşturdu. Araştırmacılar bir yöntemin başarısını ortak veri setleri üzerinde ölçüp karşılaştırmaya başladı. Bu ölçme kültürü, 2012'deki kırılmanın neden bu kadar net görülebildiğini de açıklar: herkes aynı yarışmada, aynı veriyle yarışıyordu.

Derin öğrenme ve büyük dil modelleri dönemi

2012, bugünkü yapay zekâ patlamasının başlangıcı sayılır. Toronto Üniversitesi'nden Alex Krizhevsky, Ilya Sutskever ve Geoffrey Hinton'ın geliştirdiği AlexNet, ImageNet görüntü tanıma yarışmasını rakiplerinden belirgin bir farkla kazandı. Başarının arkasında üç şey vardı: çok büyük etiketli veri, oyun bilgisayarları için geliştirilmiş ekran kartlarının hesap gücü ve onlarca yıllık sinir ağı fikirleri. Bu birleşime derin öğrenme adı verildi.

Sonraki yıllarda gelişmeler hızlandı. 2016'da DeepMind'ın geliştirdiği AlphaGo, Go oyununda dünyanın en iyi oyuncularından Lee Sedol'ü beş oyunluk maçta 4-1 yendi; Go, olası hamle sayısı çok büyük olduğu için satranca göre çok daha zor sayılıyordu. 2017'de Google araştırmacılarının yayımladığı "Attention Is All You Need" makalesi, Transformer mimarisini tanıttı. Bu mimari, bugünkü büyük dil modellerinin neredeyse hepsinin temelini oluşturuyor.

Go oyun tahtasında siyah ve beyaz taşlar
2016'da AlphaGo'nun dünya çapında bir Go ustasını yenmesi, derin öğrenme ve pekiştirmeli öğrenmenin gücünü gösterdi. Fotoğraf: Tomasz_Mikolajczyk / Pixabay

30 Kasım 2022'de OpenAI, ChatGPT'yi herkese açık bir deneme olarak yayımladı. Uygulama çok kısa sürede milyonlarca kullanıcıya ulaştı ve yapay zekâ ilk kez gerçekten geniş kitlelerin doğrudan kullandığı bir araç hâline geldi. Ardından farklı şirketler kendi sohbet botlarını ve görsel üretim araçlarını tanıttı; bu araçların bugünkü karşılaştırmasını yapay zekâ modelleri karşılaştırması yazısında bulabilirsiniz.

ChatGPT'den sonraki birkaç yılda modeller yalnız metinle değil, görsel, ses ve videoyla da çalışır hâle geldi. Aynı dönemde modellerin araçlara bağlanıp çok adımlı işler yapabilmesi, yani ajan olarak çalışması tartışılmaya başlandı. Bu gelişmelerin hangi türlere karşılık geldiğini yapay zekâ türleri yazısında sınıflandırdık.

Alanın akademik dünyada gördüğü kabul de bu dönemde zirveye çıktı. Derin öğrenmeye katkıları nedeniyle Geoffrey Hinton, Yann LeCun ve Yoshua Bengio, bilgisayar biliminin en prestijli ödüllerinden Turing Ödülü'ne layık görüldü. 2024'te ise Nobel Fizik Ödülü, yapay sinir ağlarıyla makine öğrenmesini mümkün kılan temel buluşlar için John Hopfield ve Geoffrey Hinton'a verildi.

Yapay zekânın babası kimdir?

Bu sorunun tek bir cevabı yok, ama unvan en sık John McCarthy'ye verilir. McCarthy, "yapay zekâ" terimini ortaya atan, Dartmouth çalışmasının düzenleyicilerinden biri olan ve uzun yıllar alanın temel programlama dili olarak kullanılan Lisp'i geliştiren kişidir. Ödev ve sınav sorularında beklenen cevap çoğunlukla budur.

Alan Turing de sık sık bu unvanla anılır, çünkü makine zekâsını sorgulayan ilk sistematik çalışmayı o yaptı. Marvin Minsky, Allen Newell ve Herbert Simon da kurucu isimler arasında sayılır. Derin öğrenme dönemi için ise Hinton, LeCun ve Bengio'ya bazen "derin öğrenmenin babaları" denir. Bir ödevde bu soruyu cevaplıyorsanız, McCarthy'yi yazıp Turing'in rolünü de bir cümleyle belirtmek dengeli bir cevap olur.

Tarihten bugüne taşınabilecek ders ve sizin için ilk adım

Yapay zekânın tarihi, abartılı beklentilerin hayal kırıklığına dönüştüğü dönemlerle doludur. 1960'larda "yirmi yıl içinde" denen birçok hedef gerçekleşmedi; 1980'lerdeki uzman sistem heyecanı da birkaç yılda söndü. Bugünkü gelişmeler çok daha somut ve yaygın, ama gelecekle ilgili iddialı tahminlere aynı temkinle yaklaşmak yerinde olur. Olası senaryoları farklı görüşleriyle yapay zekânın geleceği yazısında tartıştık.

Tarihi kalıcı öğrenmek için bu hafta küçük bir iş yapabilirsiniz: tablodaki olaylardan üçünü seçin ve her birinin bugün kullandığınız hangi teknolojiye bağlandığını bir cümleyle yazın. Örneğin AlexNet'i telefonunuzun fotoğraf galerisindeki yüz gruplamasıyla, Transformer'ı kullandığınız sohbet botuyla eşleştirin. Bu bağlantıların teknik tarafını merak ederseniz yapay zekâ nasıl çalışır yazısıyla devam edebilir, dönemin hayal gücünü görmek için yapay zekâ ile ilgili filmler listesine göz atabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Yapay zekanın babası kimdir?

Bu unvan genellikle 'yapay zekâ' terimini ortaya atan ve 1956 Dartmouth çalışmasını düzenleyenlerden John McCarthy'ye verilir. Alan Turing de 1950'deki makalesiyle alanın düşünsel temelini attığı için sık sık bu unvanla anılır. Marvin Minsky, Allen Newell ve Herbert Simon da kurucular arasında sayılır.

Yapay zeka ne zaman çıktı?

Bir araştırma alanı olarak yapay zekânın başlangıcı genellikle 1956 yazında yapılan Dartmouth çalışması kabul edilir. Geniş kitlelerin yapay zekâyı doğrudan kullanmaya başlaması ise çok daha yenidir; ChatGPT Kasım 2022'de herkese açıldı.

Yapay zekanın gelişimi hangi aşamalardan geçti?

Kabaca 1950'ler ve 60'larda büyük iyimserlik, 1970'lerde ilk yapay zekâ kışı, 1980'lerde uzman sistemler, ardından ikinci kış, 1990'lar ve 2000'lerde istatistiksel makine öğrenmesi, 2012'den sonra derin öğrenme ve 2017'den sonra büyük dil modelleri dönemi olarak özetlenebilir.

Yapay zeka kışı nedir?

Yapay zekâ kışı, beklentilerin karşılanamaması nedeniyle alana olan ilginin ve araştırma fonlarının belirgin biçimde azaldığı dönemlere verilen addır. Genellikle 1970'lerin ortası ve 1980'lerin sonu iki ana kış dönemi olarak anılır.

İlk sohbet botu hangisidir?

En çok anılan erken sohbet programı, Joseph Weizenbaum'un 1960'ların ortasında MIT'de geliştirdiği ELIZA'dır. ELIZA, bir psikoterapisti taklit eden basit kalıp eşleştirme kurallarıyla çalışıyordu ve gerçekte konuşulanı anlamıyordu.

İlgili terimler

Yapay Sinir Ağı(Artificial Neural Network)Yapay sinir ağı, birbirine bağlı yapay nöron katmanlarından oluşan ve bağlantı ağırlıklarını veriyle ayarlayarak öğrenen, beyinden esinlenmiş bir hesaplama modelidir.Turing Testi(Turing Test)Turing testi, bir sorgucunun yazışma yoluyla karşısındakinin insan mı makine mi olduğunu ayırt edip edemediğine bakarak makinenin insan gibi davranıp davranamadığını ölçen düşünce deneyidir. Alan Turing 1950'de önermiştir.PerceptronPerceptron, girdilerin ağırlıklı toplamını bir eşikle karşılaştırarak iki sınıftan birini seçen, Frank Rosenblatt tarafından 1950'lerin sonunda geliştirilen ve yapay sinir ağlarının temelini oluşturan en basit öğrenebilen nöron modelidir.Uzman Sistem(Expert System)Uzman sistem, belirli bir alandaki insan uzmanların bilgisini kurallar hâlinde saklayan ve bu kuralları kullanarak sorunlara öneri ya da karar üreten bilgisayar programıdır. Sembolik yapay zekânın en bilinen uygulamalarındandır.Geri Yayılım(Backpropagation)Geri yayılım, bir sinir ağının çıktısındaki hatanın, zincir kuralı kullanılarak katmanlar boyunca geriye doğru dağıtılması ve her ağırlığın hataya katkısının (gradyanının) verimli biçimde hesaplanması yöntemidir.Makine Öğrenmesi(Machine Learning)Makine öğrenmesi, bilgisayarların açıkça programlanmadan, örnek verilerdeki kalıpları öğrenerek tahmin veya karar üretmesini sağlayan yapay zekâ dalıdır.AlexNetAlexNet, Alex Krizhevsky, Ilya Sutskever ve Geoffrey Hinton'ın geliştirdiği ve 2012 ImageNet görüntü sınıflandırma yarışmasını rakiplerinin belirgin biçimde önünde kazanan evrişimli sinir ağıdır. Derin öğrenmenin bilgisayarlı görüde yaygınlaşmasının başlangıcı kabul edilir.Derin Öğrenme(Deep Learning)Derin öğrenme, çok sayıda katmandan oluşan yapay sinir ağlarıyla veriden karmaşık kalıpları otomatik olarak öğrenen bir makine öğrenmesi yaklaşımıdır.

İlgili yazılar

Yapay Zeka ile Kazanç

Yapay Zekânın Geleceği: Önümüzdeki On Yıl İçin Olası Senaryolar

Yapay zekânın geleceği için tek bir kesin senaryo yok; en olası yön, daha uzun ve karmaşık işleri üstlenen, cihazlara ve yazılımlara gömülü sistemlere dönüşmesi. Değişimin hızı hesaplama gücü, enerji, veri, güvenilirlik ve düzenlemelere bağlı; bu yüzden tek bir tahmine değil, birden fazla olasılığa hazırlıklı olmak gerekiyor.

· 8 dk okuma