İçeriğe geç
parazade
Kişisel Finans

Tasarruf ile Cimrilik Arasındaki Fark: Sağlıklı Para İlişkisinin Sınırı

Yayın: · Son güncelleme:

· 8 dk okuma

Kısaca

Tasarruf, bir hedef için parayı bilinçli ve idareli kullanmaktır; cimrilik ise harcamamayı amaç hâline getirip bunun bedelini sağlığa, ilişkilere ya da uzun vadeli maliyete yüklemektir. Fark çoğu zaman harcanan tutarda değil, kararın amacında, maliyeti kimin ödediğinde ve duruma göre esneyip esnemediğinde ortaya çıkar.

İçindekiler
  1. Tasarruf ne demek?
  2. Cimrilik nedir, tasarruftan nerede ayrılır?
  3. Günlük senaryolarla karşılaştırma
  4. Tasarruf ve cimrilik arasındaki fark nedir: dört ölçüt
  5. Amaç: Bu para ne için tutuluyor?
  6. Bedel: Kısıntının yükünü kim taşıyor?
  7. Uzun vadeli maliyet: Bugünkü kazanç yarın neye mal olur?
  8. Esneklik: Durum değişince karar değişiyor mu?
  9. Ucuz olan her zaman tasarruf mu?
  10. Ortak harcamalarda denge nasıl kurulur?
  11. Kendi dengenizi nasıl kontrol edersiniz?
  12. Bu hafta ertelediğiniz bir kararı test edin

Tasarruf ile cimrilik arasındaki fark, harcanan tutardan çok kararın amacında ve bedelini kimin ödediğinde yatar. Tasarruf, bir hedef için parayı bilinçli ve idareli kullanmaktır; gerektiğinde esner. Cimrilik ise harcamamayı amacın kendisi yapar ve bunun bedelini sağlığa, ilişkilere ya da ileride ödenecek daha büyük bir masrafa yükler.

Aşağıda iki kavramın anlamını açıkladık, günlük hayattan senaryolarla bir karşılaştırma tablosu hazırladık ve kendi harcama kararlarınızı test edebileceğiniz dört ölçüt verdik. Amaç kimseyi etiketlemek değil; parayla ilişkinizde sağlıklı sınırın nerede olduğunu görmenize yardım etmek.

Tasarruf ne demek?

Tasarruf, gündelik dilde parayı ya da bir kaynağı idareli kullanmak, gereksiz harcamadan kaçınıp artanı başka bir amaç için ayırmak demektir. Kelimenin hukuk dilinde bir şey üzerinde kullanma ve harcama yetkisi anlamı da vardır, ama kişisel finansta kastedilen ilk anlamdır. Tasarruf para için kullanıldığı kadar enerji, su ve zaman için de kullanılır.

Kişisel finansta tasarruf etmek, harcamayı sıfırlamak değil, harcamanın nereye gideceğini seçmektir. Kullanılmayan bir aboneliği iptal edip o parayı acil durum fonuna aktarmak tasarruftur. Buradaki anahtar kelime "amaç"tır: ayrılan para bir hedefe, bir güvenceye ya da daha değerli bulunan bir harcamaya gider.

Bu yüzden tasarruf etmenin anlamı, bugünün harcaması ile yarının ihtiyacı arasında bilinçli bir denge kurmaktır. Biriktiren biri beklenmedik bir masrafta borçlanmak zorunda kalmaz, gelir azaldığında idare eder, istediği bir şeye ulaşmak için plan yapabilir. Tasarruf, seçenekleri daraltmaz; genişletir.

Cimrilik nedir, tasarruftan nerede ayrılır?

Cimrilik, gündelik dilde gerekli ya da makul bir harcamadan da kaçınmak, paylaşılması beklenen yerde payını vermemek anlamında kullanılır. Tasarruftan ayrıldığı nokta, harcamamanın bir araç olmaktan çıkıp amaç hâline gelmesidir. Para bir hedef için değil, yalnız elde tutulmak için tutulur.

İkinci ayrım, bedelin kime yüklendiğidir. Tasarruf eden kişi kısıntının bedelini çoğunlukla kendisi öder; örneğin dışarıda yemek yerine evde yemek yapar. Cimrilik olarak algılanan davranışlarda ise bedel çoğu zaman başkalarına geçer: ortak hesapta eksik ödeme, aile ihtiyaçlarının karşılanmaması, ödünç alınıp geri verilmeyen eşyalar.

Bir de kültürel boyut var. Türkçede "tutumlu" övgü, "cimri" ise yergi olarak kullanılır ve aynı davranış farklı çevrelerde farklı adlandırılabilir. Kalabalık bir ailede büyüyen biri için ikinci el kıyafet olağandır; başka biri bunu gereksiz bir kısıntı olarak görebilir. Bu yüzden tek tek davranışlara değil, davranışların ardındaki amaca bakmak daha adil bir ölçüttür.

Bu ayrımı yaparken dikkatli olmak gerekir. Dışarıdan cimrilik gibi görünen bir davranış, aslında borç ödeyen, düşük gelirle idare eden ya da belirli bir hedefe kilitlenmiş birinin bilinçli tercihi olabilir. Bu yazıdaki ölçütler başkalarını değerlendirmek için değil, kendi kararlarınızı gözden geçirmeniz için.

Günlük senaryolarla karşılaştırma

Tasarruf ile cimrilik arasındaki fark en iyi somut durumlarda görülür. Aşağıdaki tabloda aynı durumla karşılaşan iki farklı yaklaşımı yan yana koyduk. İlk sütundaki yaklaşım kaynağı idareli kullanır; ikinci sütundaki ise harcamamayı gerekli ya da adil olanın önüne koyar.

Durum Tasarruf yaklaşımı Cimrilik olarak algılanan yaklaşım
Arkadaşlarla yemek Daha uygun bir mekân önerir, kendi payını tam öder Herkesle gelir ama hesapta payından az öder
Diş ağrısı Birkaç yerden fiyat alıp tedaviyi yaptırır Para gitmesin diye tedaviyi aylarca erteler
Araç bakımı Bakımı zamanında yaptırır, parçayı karşılaştırarak alır Bakımı atlar, daha büyük bir arızaya yol açar
Kış ısınması Yalıtımı iyileştirir, termostatı makul tutar Evi sağlığı etkileyecek kadar soğuk tutar
Düğün hediyesi Bütçesine uygun, düşünülmüş bir hediye seçer Davete gider ama hiçbir şey götürmemek için bahane bulur
Çocuğun okul ihtiyacı İkinci el ya da indirimli seçenekleri araştırır Gerekli malzemeyi almaz, çocuk sınıfta eksik kalır
Ev eşyası Dayanıklı olanı araştırıp bir kez alır En ucuzunu alır, sık sık yenisini almak zorunda kalır
Kullanılmayan abonelik Fark ettiği an iptal eder Bu konuda tasarrufla aynı davranır; fark burada yok

Son satır önemli bir noktayı gösteriyor: gereksiz bir harcamayı kesmek, kim yaparsa yapsın tasarruftur. Fark, gerekli ya da paylaşılması beklenen harcamalarda ortaya çıkar.

Arkadaşlarla restoranda hesap bölüşülen masa
Ortak harcamalarda adil payı ödemek, tutumluluk ile cimrilik arasındaki farkın en görünür olduğu yerlerden biridir. Fotoğraf: elle_kh / Pixabay

Tasarruf ve cimrilik arasındaki fark nedir: dört ölçüt

Bir harcama kararının tasarruf mu yoksa aşırı kısıntı mı olduğunu dört soruyla test edebilirsiniz: amaç, bedel, uzun vadeli maliyet ve esneklik. Bir karar bu dört sorunun çoğunda olumsuz cevap veriyorsa, tasarruf sınırını aşmış olabilir.

Amaç: Bu para ne için tutuluyor?

Tasarrufun bir amacı vardır: acil fon, ev peşinatı, borç kapatma, tatil. Biriktirilen paranın neye gideceği belliyse ve finansal hedefinize yaklaşıyorsanız, kısıntı bir işe yarıyor demektir. Para yalnız elde tutulmak için tutuluyor ve hiçbir hedefe bağlanmıyorsa, bu kendine sorulması gereken bir sorudur.

Bedel: Kısıntının yükünü kim taşıyor?

Kısıntının bedeli size kalıyorsa, örneğin daha sade bir telefon kullanıyorsanız, bu sizin tercihinizdir. Bedel başkalarına geçiyorsa, örneğin ev arkadaşınızla ortak giderleri bölüşmüyor ya da aile üyelerinin temel ihtiyaçlarını erteliyorsanız, durum değişir. Sağlıklı bir bütçe, birlikte yaşanılan insanların ihtiyaçlarını da kapsar.

Uzun vadeli maliyet: Bugünkü kazanç yarın neye mal olur?

Bugün kazandırıp yarın daha fazlasına mal olan kısıntı, tasarruf değildir. Diş tedavisini ertelemek, küçük bir dolgu masrafını kanal tedavisine çevirebilir. Araç bakımını atlamak, birkaç bin liralık bir masrafı çok daha büyük bir onarıma dönüştürebilir.

Esneklik: Durum değişince karar değişiyor mu?

Tasarruf duruma göre esner. Bir arkadaşınızın zor bir gününde onu yemeğe çıkarmak, bütçenin "eğlence" kalemini o ay aşsa da bilinçli bir tercihtir. Hiçbir koşulda esnemeyen, her harcamada aynı katılıkla "hayır" diyen bir düzen ise zamanla hem ilişkileri hem de yaşam kalitesini daraltır.

Ucuz olan her zaman tasarruf mu?

Ucuz olan her zaman tasarruf değildir; bir ürünün gerçek maliyeti, kullanım süresine bölündüğünde ortaya çıkar. Sık yenilenmesi gereken ucuz bir ürün, uzun süre dayanan pahalı bir üründen toplamda daha pahalıya gelebilir. Tasarruf eden kişi etiket fiyatına değil, toplam kullanım maliyetine bakar.

Bir örnekle bakalım. Varsayalım ki iki ayakkabı arasında seçim yapıyorsunuz: 800 TL'lik bir model yaklaşık 6 ay dayanıyor, 2.400 TL'lik bir model ise yaklaşık 2 yıl. Rakamlar varsayımdır.

İki yıl boyunca ucuz modeli dört kez almanız gerekir ve toplam 3.200 TL ödersiniz; pahalı model ise 2.400 TL'de kalır. Aylık maliyet ucuz modelde yaklaşık 133 TL, pahalı modelde 100 TL olur.

Seçenek Fiyat (varsayım) Dayanma süresi (varsayım) 2 yıllık toplam Aylık maliyet
Ucuz model 800 TL 6 ay 3.200 TL yaklaşık 133 TL
Dayanıklı model 2.400 TL 24 ay 2.400 TL 100 TL

Bu hesap her ürün için geçerli değildir. Pahalı olan her zaman daha dayanıklı değildir ve bazı ürünlerde ucuz seçenek yeterince iş görür. Önemli olan, kararı yalnız bugünkü fiyata göre değil, kullanım süresine ve garanti belgesindeki koşullara bakarak vermektir.

Eski ve yeni ayakkabı yan yana
En ucuz seçenek, sık yenilenmesi gerekiyorsa uzun vadede daha pahalıya gelebilir. Fotoğraf: fotoblend / Pixabay

Ortak harcamalarda denge nasıl kurulur?

Ortak harcamalarda denge, herkesin payını açık ve adil biçimde ödemesiyle kurulur. Arkadaşlarla yemek, ev arkadaşlarıyla faturalar ya da aile içi masraflar, para ilişkisinin en görünür olduğu yerlerdir. Tasarruf etmek isteyen biri bunu harcamayı azaltarak yapar; payını eksik ödeyerek değil.

Arkadaş grubunuzun harcama düzeyi bütçenizi zorluyorsa bunu açıkça söylemek, her seferinde eksik ödemekten çok daha sağlıklıdır. "Bu ay bütçem sıkışık, daha uygun bir yerde buluşabilir miyiz" demek, çoğu zaman anlayışla karşılanır. Daha sade bir buluşma önermek, ilişkiyi korurken bütçeyi de korur.

Hediye ve davetler de benzer bir dengeyi ister. Yıl içinde gelecek doğum günü, düğün ve bayram gibi masrafları önceden tahmin edip aylık küçük bir hediye payı ayırmak, son dakikada ya hiç hediye almamak ya da bütçeyi aşmak arasında sıkışmayı önler. Hediyenin değeri çoğu zaman fiyatından değil, düşünülmüş olmasından gelir.

Hane içinde ise para konuşmalarının düzenli yapılması, kimin neye ne kadar harcadığına dair tartışmaları azaltır. Ortak bir bütçe yapıp hem ortak hem kişisel harcama payları belirlemek, bir kişinin diğerinin harcamalarını sürekli denetlemesinin önüne geçer. Herkesin hesap vermeden harcayabileceği küçük bir kişisel pay, evdeki gerginliği belirgin biçimde azaltabilir.

Kendi dengenizi nasıl kontrol edersiniz?

Kendi dengenizi kontrol etmenin yolu, son bir ayın harcama kararlarına dört ölçütle geri bakmaktır. Hangi harcamaları kestiniz, bunlar bir hedefe hizmet etti mi, bedelini kim ödedi, ileride bir maliyet doğuracak mı? Bu soruların cevabını yazmak, belirsiz bir "çok mu harcıyorum, az mı" kaygısını somut bir değerlendirmeye çevirir.

Bazı insanlar para harcarken ya da harcamaktan kaçınırken yoğun kaygı yaşar. Davranışsal finans alanı, kayıp hissinin kazanç hissinden daha güçlü algılandığını anlatan kayıptan kaçınma gibi eğilimleri inceler; harcamak bazen bir kayıp gibi hissettirebilir. Para konusundaki kaygı günlük hayatınızı belirgin biçimde etkiliyorsa bu konuda bir uzmanla konuşmak faydalı olabilir; konuyu para kaygısı yazısında ayrıca ele aldık.

Sağlıklı bir para ilişkisinde harcama ve birikim birbirine rakip değildir. Gerekli olana harcayıp gereksizi kesen, değer verdiği şeye para ayıran ve bunu yaparken kaygıyla değil planla hareket eden biri, tasarrufun asıl amacına ulaşmış demektir. Minimalizm gibi yaklaşımlar da özünde bu dengeyi arar: az ama bilinçli.

Bu hafta ertelediğiniz bir kararı test edin

Bu hafta ertelediğiniz ya da kaçındığınız bir harcamayı seçin: bir sağlık kontrolü, bir tamir, bir arkadaş buluşması ya da bir ev ihtiyacı. Dört ölçütü bir kâğıda yazın ve bu karar için her birini cevaplayın. Cevapların çoğu "bu kısıntı bir hedefe hizmet ediyor ve bedelini ben ödüyorum" yönündeyse, kararınız büyük ihtimalle bilinçli bir tasarruftur.

Cevaplardan biri "bu kararın bedelini başkası ödüyor" ya da "ertelemek ileride daha pahalıya gelecek" diyorsa, o harcamayı bütçenize yeniden yerleştirin ve başka bir kalemden kısın. Hangi kalemlerden hayat kalitenizi düşürmeden kısabileceğinizi görmek için tasarruf nasıl yapılır yazısına, harcama desenlerinizi bulmak için harcama alışkanlıkları yazısına bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Tasarruf ve cimrilik arasındaki fark nedir?

Tasarruf, belirli bir amaç için harcamayı bilinçli olarak azaltmaktır ve gerektiğinde esner. Cimrilikte ise harcamamak amacın kendisi olur; gerekli harcamalar da ertelenir ve bedeli çoğu zaman başkalarına ya da gelecekteki kendinize kalır. Aynı tutarı harcamayan iki kişiden biri tasarruf, diğeri cimrilik yapıyor olabilir.

Tasarruf ne demek?

Gündelik dilde tasarruf, parayı ya da bir kaynağı idareli kullanmak, gereksiz harcamadan kaçınıp artanı ayırmak anlamına gelir. Hukuk dilinde ayrıca bir şey üzerinde kullanma ve harcama yetkisi anlamı da vardır. Kişisel finansta kastedilen ilk anlamdır.

Tasarruf etmek ne demek?

Tasarruf etmek; para, enerji, su ya da zaman gibi bir kaynağı ihtiyaçtan fazla tüketmemek ve artanı başka bir amaç için korumaktır. Örneğin kullanılmayan bir aboneliği iptal edip o parayı acil fona aktarmak tasarruf etmektir. Amaç yoksunluk değil, kaynağın daha iyi kullanılmasıdır.

Tasarruf etmenin anlamı nedir?

Tasarruf etmenin anlamı, bugünün harcamasıyla yarının ihtiyaçları arasında bilinçli bir denge kurmaktır. Biriktirilen para beklenmedik bir masrafta borçlanmamayı, bir hedefe ulaşmayı ya da gelir azaldığında idare etmeyi sağlar. Kısacası tasarruf, seçim özgürlüğünü artırır.

Tutumlu olmak ile cimri olmak aynı şey mi?

Hayır. Tutumlu kişi parayı idareli kullanır ama gerekli ve değerli bulduğu şeye harcamaktan kaçınmaz. Cimrilik olarak algılanan davranışlarda ise harcamamak, sağlık, güvenlik ya da paylaşım gibi daha önemli şeylerin önüne geçer. Ayrım, harcamanın ne için yapılmadığına bakılarak yapılabilir.

İlgili terimler

Tasarruf(Savings)Tasarruf, elde edilen gelirin tüketime harcanmayıp ileride kullanılmak üzere ayrılan kısmıdır. Günlük dilde gereksiz harcamaları kısma anlamında da kullanılır; birikim, acil durum fonu ve yatırımın temelini oluşturur.Finansal Hedef(Financial Goal)Finansal hedef, kişinin parasıyla belirli bir süre içinde ulaşmak istediği somut amaçtır. Acil durum fonu oluşturmak, borç kapatmak, ev peşinatı biriktirmek ya da emeklilik birikimi yapmak tipik finansal hedeflerdir.Garanti Belgesi(Warranty Certificate)Garanti belgesi, üretici ya da ithalatçının, malın belirli bir süre boyunca arızalanması hâlinde ücretsiz onarılacağını taahhüt ettiği belgedir. Türkiye'de Garanti Belgesi Yönetmeliği'ndeki ürünler için düzenlenmesi zorunludur.Davranışsal Finans(Behavioral Finance)Davranışsal finans, psikoloji ile finansı birleştirerek yatırımcıların neden her zaman rasyonel davranmadığını, önyargı ve duyguların fiyatları ve kararları nasıl etkilediğini inceleyen alandır.Kayıptan Kaçınma(Loss Aversion)Kayıptan kaçınma, insanların belirli bir kaybı, aynı büyüklükteki bir kazançtan daha güçlü hissetmesi ve bu yüzden kayıptan kaçmak için mantıksız kararlar alabilmesidir. Davranışsal finansın temel kavramlarındandır.Minimalizm(Minimalism)Minimalizm, gereksiz eşya ve harcamalardan arınarak gerçekten değer verilen şeylere odaklanmayı savunan bir yaşam ve tüketim yaklaşımıdır. Kişisel finansta bilinçli harcama ve daha yüksek tasarruf oranıyla ilişkilendirilir.

İlgili yazılar

Kişisel Finans

Acil Durum Fonu Nasıl Oluşturulur? Kaç Aylık Olmalı, Nerede Tutulur

Acil durum fonu, iş kaybı ya da ani masraf gibi durumlarda borca girmeden kullanılan, kolayca nakde çevrilebilen birikimdir. Hedef çoğu kişi için 3-6 aylık zorunlu gider, düzensiz gelirliler için 6-12 aylıktır. Fon; vadesiz ya da günlük faizli hesap ve para piyasası fonu gibi anaparası dalgalanmayan, hızla erişilebilen yerlerde tutulur ve maaş günü otomatik aktarımla biriktirilir.

· 10 dk okuma
Kişisel Finans

Harcama Alışkanlıkları: Paranızın Nereye Gittiğini Bulup Değiştirmek

Harcama alışkanlıkları, çoğu zaman fark etmeden tekrarladığınız küçük kararlardan oluşur ve toplamda bütçenin önemli bir kısmını tutabilir. Bunları bulmanın en pratik yolu 30 gün boyunca her harcamayı tutar, saat, yer ve nedeniyle kaydetmektir. Desen ortaya çıktıktan sonra tetikleyiciyi değiştirmek ve harcamaya küçük bir zorluk eklemek, alışkanlığı yasaklamaktan daha kalıcı sonuç verir.

· 8 dk okuma
Kişisel Finans

Tasarruf Nasıl Yapılır? Hayat Kalitesini Düşürmeden Harcamayı Azaltmak

Tasarruf, hayat kalitesini en az etkileyen giderlerden başlayarak harcamayı azaltmaktır. En büyük etkiyi kira, ulaşım ve gıda gibi büyük kalemler ile her ay kendiliğinden tekrar eden abonelik ve tarifeler yaratır. Size değer katmayan harcamaları kesip değer kattıklarını korumak, kısıntının sürdürülebilir olmasını sağlar.

· 8 dk okuma
Kişisel Finans

Para Biriktirme Hastalığı Var mı? Para Kaygısı ve Sağlıklı Denge

Para biriktirme hastalığı tıbbi bir tanı adı değildir; birikim olduğu hâlde harcamaktan büyük sıkıntı duymayı anlatan halk dilinde bir ifadedir. Para düşüncesi uykuyu, sağlığı ve ilişkileri uzun süre bozuyorsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmak gerekir. Net hedefler ve izin veren bir bütçe ise belirsizliği azaltır.

· 8 dk okuma