Ahlaki Tehlike Nedir?
İngilizce: Moral Hazard
Yayın: · Son güncelleme:
Ahlaki Tehlike Nedir? Kısaca
Ahlaki tehlike (moral hazard), bir kişinin ya da kurumun, davranışının sonuçlarını tamamen kendisi üstlenmediği için, örneğin sigortalı ya da kurtarılacağından emin olduğu için daha fazla risk almasıdır.

Ahlaki tehlike nedir?
Ahlaki tehlike, riskin maliyeti başkasına yüklendiğinde kişilerin ya da kurumların daha dikkatsiz veya daha riskli davranma eğilimidir. İngilizce "moral hazard" teriminin karşılığıdır. Kavram ahlaki bir yargıdan çok, teşviklerin davranışı nasıl değiştirdiğini anlatır. Genellikle bir anlaşma yapıldıktan sonra ortaya çıkar ve asimetrik bilgi ile yakından ilişkilidir; çünkü karşı taraf, kişinin davranışını tam olarak gözlemleyemez.
Nasıl ortaya çıkar?
Yaygın örnekler:
- Sigorta: Aracı kasko kapsamında olan bir sürücü, aracını daha özensiz park edebilir.
- Bankacılık: Batmaları hâlinde devlet tarafından kurtarılacaklarını düşünen büyük bankalar daha riskli krediler verebilir.
- Mevduat güvencesi: Mevduatı sigortalı olan kişi, bankanın risk durumunu araştırma ihtiyacı hissetmeyebilir.
- Çalışan ve işveren: Denetlenmediğini bilen bir çalışan daha az özen gösterebilir.
Örnek
Varsayımsal bir örnek: Bir şirket, yöneticilerine kısa vadeli kâra bağlı prim veriyor ama zararların sorumluluğunu yöneticilere yüklemiyor olsun. Yöneticiler yüksek getiri umuduyla aşırı riskli kararlar alabilir. Kazanç olursa prim alırlar, kayıp olursa zararı şirket ve hissedarlar üstlenir.
Nasıl sınırlandırılır?
Ahlaki tehlikeyi azaltmak için çeşitli yöntemler kullanılır:
- Sigortada muafiyet ve katılım payı uygulamak,
- Bankalara sermaye yeterliliği ve denetim kuralları getirmek,
- Yönetici ücretlerini uzun vadeli performansa bağlamak,
- Kurtarma paketlerinde hissedar ve yöneticilere de maliyet yüklemek.
2008 küresel finans krizinden sonra "batmayacak kadar büyük" kurumlara yapılan kurtarmalar, ahlaki tehlike tartışmalarını yeniden gündeme taşımıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Ahlaki tehlike ile ters seçim arasındaki fark nedir?
Ters seçim, anlaşma yapılmadan önceki bilgi eksikliğinden doğar; örneğin riskli kişilerin sigortaya daha çok başvurması. Ahlaki tehlike ise anlaşmadan sonra davranışın değişmesidir.
Sigorta şirketleri ahlaki tehlikeye karşı ne yapar?
Muafiyet, katılım payı ve hasarsızlık indirimi gibi araçlarla sigortalının da riskin bir kısmını üstlenmesini sağlar. Böylece özenli davranma teşviki korunur.